Haber

Helikopter Kazasında Şehit Olan Pilotun Düğünü Cenazeyle Yapılacak

GAZİANTEP’in Nurdağı ilçesinde helikopter kazasında şehit olan Pilot Emniyet Müdürü Cemil Gülen (33) için Ankara’da baba evinde yas tutuluyor. Şehidin babası Mehmet Gülen (62), “Dün annesiyle birlikte alışverişe gittik ve ayın 24’ünde oğlumu nişanlayacaktık. Ama yarın oğlumun düğününü yapacağım ve Cenazesini gömün.”

Gaziantep’in Nurdağı ilçesine bağlı Kartal Köyü’nde düşen polis helikopterinde şehit olan 2 pilottan biri olan Emniyet Müdürü Cemil Gülen’in acı haberi, Keçiören ilçesine bağlı Yeşiltepe Mahallesi’nde yaşayan ailesine verildi. Acı haberi duyan aile gözyaşlarına boğuldu. Şehidin evinin bulunduğu sokağa Türk bayrakları asıldı. Belediye ekipleri ayrıca evinin önüne taziye çadırı kurdu. Şehit Gülen’in naaşının, yarın Gölbaşı Havacılık Daire Başkanlığı’nda düzenlenecek törenin ardından öğle saatlerinde Karşıyaka Polis Şehitliği’nde defnedileceği öğrenildi.

‘Üzücü haberi aldık, perişan durumdayız’

Şehit Emniyet Müdürü Cemil Gülen’in babası Mehmet Gülen, “Oğlum Pilot Emniyet Müdürü pozisyonundaydı. Acı haberi dün aldık, perişan durumdayız, telafisi yok. Acımız sonsuz, elimizden bir şey gelmiyor.” Kusura bakmayın, keşke olmasaydı. 24’ünde nişanımız vardı. Dün annesiyle alışverişe gittik, ayın 24’ünde oğlumu nişanlayacaktık. Ama yarın oğlumun düğününü yapıp cenazesini defnedeceğim. Acımız sonsuz, kimseye kırgın değilim” dedi.

Oğlunun 2011 yılında Polis Akademisi’nden mezun olduğunu, 13 yıldır memurluk yaptığını, 8 yıldır da pilotluk yaptığını belirten Mehmet Gülen, “Görevini isteyerek ve severek yapıyordu. Pilot eğitmeni. Öğrencileri vardı. Öğrencileri de gelip gitti, sağ olsun. Benim oğlum pilot.” Polis memuru olmadan önce istihbarat servisinde çalışıyordu. Ardından Ankara tren garı patlamasını yaşadık. Patlama sabah saat 5 10’da oldu, 10’u 8 geçe oğlumu aradım. Baba ‘Nereden duydun?’ dedi. ‘Sesini duymak için aradım oğlum’ dedim. ‘Baba, telefonu kapat. “Burada dünya parçalanıyor” dedi. Şans eseri aradım. 15 Temmuz günü saat 22.10’da eşimle birlikte balkonda oturuyorduk. Uçak hızla Ankara merkezine girdi. Saat 23.20 sıralarında arabaya binip karakola gittim. Arabamı Etlik’e park ettim, yol kapandı. Gidip oğlumu buldum. “Beline kadar ıslanmıştı, göğsünde çelik yelek, elinde silah vardı. Git diye yalvardı oğlum, ben de gitmeyeceğim dedim. Öyle bir an yaşadık ki.” söz konusu.

karayazihaber.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu